Film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
, ,

Tavsiye Edilen Filmler

17 Ekim 2008 Gönderen:Sade 0 yorum

Bir mola veriyorum ve molada insanlar ne yaparlar diye düşünüyorum özelliklede şu "En uzun süre film izleme" rekorunu kıran insanların hikayesi geldikçe aklıma bir daha anladım molanın mahiyetini. Kanadalı Suresh Joachim ve Alman Claudia Wavra’nın, 123 saatte izledikleri 57 filmle dünya rekorunu kırdılar. Rekor denemesini 2 Ekimde 8 kişi başlattı. Katılımcıların film boyunca gözlerini ekrandan ayırmamaları gerekiyordu. 72 saatin sonunda sadece Joachim ve Wavra’nın kaldığı rekor denemesinde, her filmin sonunda on dakikalık ihtiyaç molası verildi. Sanırım ben ve arkadaşlarım bu rekoru geliştirebiliriz hemde daha fazla katılımcı ile. Özelliklede son zamanlarda film izleyememekten şikayet eden ve 2 gün öncesi şahlanan ata mı benzetirsiniz yoksa barutun ateşlenmesine bilemem ama bir anda içimde film izleme isteğinin zivre yapması ile adeta ara vermeksizin izlediğim filmlerdeki performansım ile...

Ben bir molamı izlediğim filmler hakkında kısa kısa bilgiler vererek geçirmeyi tüm vatana millete hayırlı bir iş olarak gördüm.

Lik Wong (1991) ile başladım. İzlenecekler listesindeydi uzun süredir ama bir türlü elim gitmemişti. Az çok tahmin ettiğim gibide çıktı esasında. Eğlenmek için birebir bir film. Yer yer sıkıntıya sebep versede çerez mahiyetinde. Arada atıştırmalık olarak izlenebilir.

Dear Frankie (2004) filmi ile bir çocuk için babanın önemini, bir anne için çocuğunun mutluluğunun önemini kavramaya ve pekiştirmeye çalıştım.

Krótki film o milosci (1988) filmi ile aşk için çekilen çileye, tutkuya şahit oldum. Ve aşk ne kadar imkansız gibi görünsede hiçbir zaman karşılıksız kalmaz fikrini kafamın bir köşesinde tutacağım. Krzysztof Kieslowski gibi bir yönetmenin neden sıradışı olduğunu tekrar O'nun bir başyaptını izleyerek yeniden keşfederek öğrendim ve pekiştirdim.

Butterfly on a Wheel (2007) Filmi ile ailenin birbirine bağlı olması gerektiğine, aile fertlerinin birbirleri için neler yapabileceklerine, bir kadının kinine ve öfkesine, bir katilin soğuk kanlılığına,... şahit oldum.

Baño del Papa, El (2007) filmi ile Papa'nın neden bu filmi beğenmediğini anladım. Var olan krizden korkanların izlemesi gereken bir film olduğuna kanaat getirdim.

Ne le dis à personne (2006) filmi yer yer daraltmalar, sıkmalar, bogmalar ile başlasada ilk yarım saat dişinizi sıktıysanız biraz hareketlenmeye başlıyor. İlerleyen sahnelerde zaman zaman konu dağılıyor toplanmaya çalışılıyor o arada hikayenin foyası ortaya çıkıyor derken film bitiyor. Belkide şu listedeki en zayıf halka kendileri. Ama yinede izlemeye değer bulduğumuda inkar edemem. Pişman değilim. Filmsever olmak böyle bişey olsa gerek.

Kataude mashin gâru (2008) ile eğlendim aynı Lik Wong (1991) da eglendiğim gibi.

Kung Fu Panda (2008) filmini yatmadan önce izledim ve tatlı bir tebessüm ile uyumama sebep oldu. İnsana özgüven aşılıyor. İzlemenizi tavsiye ederim.

2. gün bitmeden izlemeyi planladıklarımıda şöyle kısaca listeleyeyim.

Tetsuo (1989)
The Air I Breathe (2007),
Stephen King'den The Mist (2007),
El kamerası ile çekilen Cloverfield (2008),
Daha 17 17 17' yaşındaki gencin hikayesi Nói albínói (2003),

Bu filmlerin arasından çok kötü bir filmdi diyebileceğim bir film yok. Arada kopmalar yaşayan filmler de vardı ama ben bombardıman arasında pek farkedememiş olabilirim. Zaten en güzel film araştırma merkezi IMDb'ye bakınız eğer sizede uyuyorsa izleyiniz pişman olmayacaksınız. Filmlerin derinlemesine konularını araştırmadan izlemenizi tavsiye ederim. İki gün onüç film uzun süredir işlerimden dolayı gösteremediğim bir performanstı. Şimdi gayet huzurlu ve mutluyum.

''Hep merak etmişimdir, bir kelebek güvenli kozasından çıktığında ne kadar güzel bir hale geldiğinin farkında mıdır?''

''The Air I Breathe'' Filminden bir alıntı... Film başladı...


Burda...
Devamını oku

,

Budapeşte'de Türk filmleri

18 Ağustos 2008 Gönderen:Sade 0 yorum

FİYAP Başkanı Galip Gültekin, Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de yaptığı temaslarının sonunda, Eylül ayı sonunda Türk Filmleri Haftası düzenleyeceklerini söyledi.

Budapeşte’nin ünlü Urania Sinema Sarayı’nda düzenlenecek haftada 8 Türk filmi Macar sinemaseverlerin beğenisine sunulurken, filmleri gösterilen sinema sanatçıları, yönetmenler ve yapımcılar da Budapeşte’ye gelecek.

Burda... Devamını oku

, , , ,

En iyi Film Robotları - Tüm zamanlara damgasını vuranlar

08 Ağustos 2008 Gönderen:Sade 0 yorum

Bilim kurgu filmi, sıklıkla fütüristik uzay mekikleri, robotlar veya diğer teknolojiler eşliğinde; dünya dışı yaşam formları, yabancı gezegenler ve zaman yolculuğu gibi hayali fenomenlerin spekülatif ve bilime dayalı tasvirlerini kullanan film türüdür. Bilim kurgu filmi, geçmişten günümüze siyasal ve toplumsal konularda toplumsal eleştiri yapma ve "bizi insan yapan şeyin ne olduğu" gibi felsefi konuları araştırma amaçlı olarak sıklıkla kullanılan bir film türü olmuştur.

Bilim Kurgu Seyircisi

Seyirci sadece bir bireyden ibaret değildir. Çoklu ve parçalı gruplamalarla ele alınabilecek olan seyircinin herhangi bir standartının da olması beklenemez. Ancak, dünya dışı yaşam formlarından, yabancı gezegenlerden ve zaman yolculuğundan, uzay mekiklerinden, robotlardan veya diğer teknolojilerden hoşlanıyorsanız (inkâr etseniz bile), siz bir bilim kurgu seyircisisiniz.

Bilim kurgu türü filmleri izlemekten hoşlananların üç boyutlu düşünebilme yeteneklerinin gelişmiş olduğuna, hayal güçlerinin daha geniş sınırları olduğuna inanırım. Mantık ve akıl ile ifade edilmemişi arayan filmler; seyircilere, kendilerine yeni fikirler geliştirmeleri konusunda, ya da kendi var olan fikirlerini farklı düşünülmemiş fikirlere kanalize etmek için biçilmiş kaftandır. Bilim Kurgu filmleri, farklı düşünceler, farklı zamanlar, farklı varlıklar ve tamamen farklı dünyalar düşünmenize olanak sağlayabilirler. Kısaca, seyircinin düşünce gücüne güç katar.

Zaten her insanda daha iyi bir yaşam, daha iyi bir dünya arayışı yok mudur? Bu bence, ölümle biten hayatı kabul edememek, göçüp gitmeyi reddetmek, farklı bir yerde farklı bir yaşamla var olmayı ümit etmekten kaynaklanmaktadır. Belki de bu duygu, Allah’ın bizlere O’nu bulmamızı sağlayacak tüyolarından biri olarak bahşetmiş olduğu bir hediyesidir.

Bilim Kurgu Filmlerinde Robotlar

Bilim kurgu filmlerinde, robotlar en yüce hükümdarlar gibidir. Her şeyi bilirler, tüm konulara hakimdirler, sonsuz bilgi toplama ve kullanma özellikleri vardır, kriz anında ne yapılması gerektiğini en iyi onlar bilir, hatta çoğu dünyayı kurtarır ve birazda insanımsıdırlar, duyarlıdırlar, duygusaldırlar… Bunun en büyük sebebi biz seyircidir. Biraz kendimizden, birazdan biz insanoğlunda olmasını istediğimiz özellikleri bir arada görmekten hoşlanırız.

Bilim Kurgu filmleri içinde farklı bir kategoride ele alınabilecek Robot filmleri insanoğlunun, yeniye olan merakı ve özellikle de elektroniklerin her zaman ta anneannenizden büyükbabanıza ve hatta 5 yaşındaki kardeşinize kadar merak uyandıran bir konu olması ile ilgi çekiciliğini her zaman korumuştur.

Konu özgün değilse, başarılı özel efektler gelişmiş teknolojiden başka neyi ifade edebilir?

Bildiğiniz ve sevdiğiniz bilim kurgu filmlerinden içinde robotların yer aldığı filmleri bir sıralayın. Tüm zamanların en iyi robotları hangilerdir? Bunu düşünürken, birçok insan muhtemelen ileri teknoloji teknikleri ile bezenmiş filmleri en iyiler arasına alacaktır. Ancak bu tam manası ile doğru değildir, en iyi filmler sadece özel efektlerle ya da ileri teknoloji tekniklerinin kullanımı ile mümkün değildir. Hatta bunu yerine, iyi bir kurgu, mükemmel olaylar dizisi, konu bütünlüğü, filmin gösterime girdikten belli bir süre ya da sonsuza dek devamlılık arz edecek ve baki kalacak değeridir. Ve zaten de bu genişletilebilecek konu ‘iyi bir film yapabilmek için gerekenler yazı dizisi’ olmadan bahsettiğim konuları göz önüne alarak tüm zamanlara damgasını vuran robotlar;


10. Lost In Space - 1998 (Robot)
Kaynaklar: Cyber Cinema, Jeff's Robots

9. Star Trek: Generations - 1994 (Data)

Kaynaklar: Impawards, cmu.edu

8.Short Circuit - 1986 (No. 5)

Kaynaklar: Slash film, Filmsy

7. The Iron Giant - 1999 (The Iron Giant)
Kaynaklar: DVD Beaver, Visual Lee

6. Forbidden Planet - 1956 (Robby)

Kaynaklar: Mhenniker, Filmfo

5. Blade Runner - 1982 (Pris ve Roy Batty)

Kaynaklar: IMP Awards, Collider

4. The Day the Earth Stood Still - 1951 (Gort)


Kaynaklar: Tativille TDTESS

3. The Terminator Serisi (T-800, T-1000,T-X)

Kaynaklar: Imaginary Cinema, Pop Culture Buzz

2. Metropolis 1927 ( Maria - Maschinenmensch )


Kaynaklar: Historia da internet, Lacascara

1. Star Wars Serisi (C3PO ve R2D2)

Kaynaklar: Uncrate, Sirkel


Bir çok film içinden seçim yapmak zor. Listeye eklenebilecek yada çıkarılabilecek filmler bile olabilir. Ancak genel itibari ile Tüm zamanlara damgasini vuran En iyi Film robotları için yapılabilecek bir liste üç aşşağı beş yukarı bu şekildedir.

Bunların yanında daha birçok yapım da vardır. Bazılarının listesini aşağıda görebilirsiniz;

Homunculus, 1916
Der Golem, 1920
Frankenstein, James Whale, 1931
Gibel Sensatsii, Aleksandr Andrievski, 1935
Doctor Satan's Robot, William Witney-John English, 1940
The Day the Earth Stood Still, Robert Wise, 1951
The Invaders from Mars, William Cameron Menzies, 1953
Robot Monster, Phil Tucker, 1953
Tobor the Great, Lee Sholem, 1954
Gog, Herbert L. Strock, 1954
Devil Girl from Mars, David MacDonald, 1954
Forbidden Planet, 1956
The Mysterians, Iroshiro Honda, 1957
The Invisible Boy, Hermann Hoffman, 1957
Alphaville, Jean Luc Godard, 1965
Dr. Who and the Daleks, Gordon Flemyng, 1965
Docteur Goldfoot and the Bikini Machine, Norman Taurog, 1965
Human Duplicators, Hugo Grimaldi, 1965
2001:A Space Odyssey, Stanley Kubrick, 1968
THX 1138, George Lucas, 1971
Silent Running, Douglas Trumbull, 1972
Westworld, Michael Crichton, 1973
Sleeper, Woody Allen, 1973
Mechagodzilla (1974)
Futureworld, Richard T. Helffron, 1977
Demon Seed, Donald Cammel, 1977
Star Wars, George Lucas, 1977
Alien, Ridley Scott, 1979
Galaxina, William Sachs, 1980
Saturn 3, Stanley Donen, 1980
Androide, Aaron Lipstadt, 1983
Runaway, Michel Crichton, 1984
Daryl, Simon Wincer, 1985
Deadly Friend, Wes Craven, 1986
Star Trek, The Next Generation, Gene Roddenberry, 1987
Robocop, Paul Verhoeven, 1987
Bunker Palace Hotel, Enki Bilal, 1989
Roboforce, David Chung, 1989
Cyborg, Albert Pyun, 1989
Screamers, Christian Duguay, 1995
Bicentennial Man, Chris Columbus, 1999
Lost in Space, Stephen Hopkins, 1998
A.I. Artificial Intelligence, Steven Spielberg, 2001
.
.
.

KAYNAKLAR:

Burda
Wikipedia - Özgür Ansiklopedi
filmsite.org

Devamını oku

, ,

Online Film İzleme

05 Ağustos 2008 Gönderen:Sade 2 yorum


Online Film izlemek bazen faydasız gibi görünse de internet başında saatlerini harcamak zorunda olanlar için biçilmiş bir kaftan! http://www.moviesfoundonline.com/ adresinin sunduğu bu hizmet sayesinde çoğu filmi izleme imkanı artık bir tık uzaklıkta.

Arşivde en dikkatimi çeken film : Bilim Kugu - Fantezi (Sci-Fi / Fantasy) kategorisinde paylaşılan Turkish Star Wars (1982) filmi yani bizim Ünlü 'Dünyayi kurtaran adam' filmimiz.

'Dünyayi kurtaran adam' Filmi sayesinde dünya yeni bir film kategorisine sahip oldu. Her ne kadar Kült-Bilim Kurgu Filmler arasında gösterilsede, tam kategorisi bu değildir. Hatta bazılarına göre komedi filmleri kategorisinde yer alması gereken film çok kısıtlı imkanlarla ve çok az bir bütçe ile çok ciddi tasarlanıp sinemaya aktarılmıştır. Bu çok kısıtlı bütçe ve imkanlar sebebi ile filmde çok alakasız gibi görünen ancak yaratıcılığın sembolleri olan birçok konu, madde ve noktalar mevcuttur. Çetin İnanç'ı dünya çapında üne kavuşturmuş olmasına rağmen, bu ün filmin hedefinden sapmasından kaynaklanan, ironik bir durumdur. Yönetmen ve oyuncular bilim-kurgu/korku türü bir film yapmak için yola çıkmış ancak kurgu, teknik yetersizlikler ve Cüneyt Arkın fenomeni filmi, sinemanın ilgi çekici bir başyapıtı haline getirmiştir.

Sıradışı bir film izlemek isteyenlerin kaçırmaması gereken bir film. İzlemek isterseniz Burda

ONLINE FİLM İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN...
Devamını oku

, , ,

2009 Film Rehberi

04 Ağustos 2008 Gönderen:Sade 0 yorum

Çizgi roman ve çizgi film kahramanları giderek sinemaya ısınmaya başladılar. İzleyiciside bir hayli fazla oluncada haliyle gişe rekorları kırılır oldu. Bunu gören yapımcılarda sevilen kahramanları sinemaya uyarlamaya ve hatta sinema dizisi yapmaya başladılar.

2009 yılında birbiri ardına vizyona girecek. ‘Public Enemies’, ‘G-Force’, ‘A Christmas Carol’, ‘Prince of Persia: The Sands of Time’, Case 39’, 'Uzay Yolu', 'Transformers', 'Buz Devri', 'Transporter', 'Madagascar' Ve 'Garfield'ın devam filmleri 2009’da izleyici ile buluşacak. Uzay Yolu yine gişede olay yaratacaktır. Sadece hayranları gitse yeter.

'The Tale of Despereaux' Hakkında

Kate DiCamillo’nun aynı adlı kitabından uyarlanan ve kocaman kulakları olan fare "Despereaux"un maceralarını anlatan "The Tale of Despereaux" adlı film, 23 Ocakta vizyona girecek. Emma Watson hayranlarına şimdiden duyurulur. Dustin Hoffman, Stanley Tucci, Matthew Broderick, William H. Macy, Emma Watson, Kevin Kline ve Sigourney Weaver’in rol aldığı filmin kahramanlarını Dustin Hoffman, Matthew Broderick, William H. Macy, Robbie Coltrane, Sigourney Weaver, Christopher Lloyd ve Tracey Ullman seslendirdi.
Fragman : Burda

Film Detay:
Yapım : 2008, ABD / İngiltere
Tür : Animasyon / Aile / Fantastik / Komedi / Macera
Yönetmen : Sam Fell, Gary Ross, Robert Stevenhagen
Senaryo : Gary Ross, Will Mcrobb, Kate Dicamillo (Kitap), Chris Viscardi
Oyuncular : Dustin Hoffman, Stanley Tucci, Matthew Broderick, William H. Macy, Emma Watson, Kevin Kline, Sigourney Weaver
Seslendirenler : Dustin Hoffman, Matthew Broderick, William H. Macy, Robbie Coltrane, Sigourney Weaver, Christopher Lloyd, Tracey Ullman
Yapımcı : Gary Ross, Allison Thomas
Görüntü Yönetmeni : Brad Blackbourn
Süre : 1 saat, 56 dk.
Gösterim Tarihi : 23 Ocak 2009

DAVİD KOEPP’IN İLK YÖNETMENLİK DENEMESİ

"Jurassic Park", "Mission: Impossible" ve "War of the Worlds" gibi filmlerin senaryo yazarı David Koepp’in ilk yönetmenlik sınavı romantik komedi "Ghost Town", 13 Şubatta izleyici ile buluşacak. Ancak şimdiden söyleyebilirim ki; romantik komedi türünde başarılı olmak isteyen bu yapım fragmanları ve hakkında ki dedikodular ile şimdiden listemin en altındaki yerini aldı. Belki bir gün olmaz ya izlerim. Gerçi bu birazda benim romantik komedi sever olmamamdan kaynaklanıyor. Fragman : Burda

Filmde, sahip olduğu becerileriyle herkesi kendine hayran bırakan Bertram Pincus (Ricky Gervais) adlı diş hekiminin çevresinde gelişen olaylar konu ediliyor.

SYLAR’LI ‘UZAY YOLU’ 29 ŞUBAT’TA VİZYONDA

Yönetmen: J.J. Abrams
Oyuncular: Winona Ryder, Simon Pegg, Karl Urban, Eric Bana, Bruce Greenwood, Chris Pine, Zoe Saldana, Zachary Quinto, Leonard Nimoy
Senaryo: Alex Kurtzman, Roberto Orci
Tür: Aksiyon, Dram
Gösterim Tarihi: 20 Şubat 2009
Fragman : Burda

Televizyonun efsane bilim kurgu dizisi "Uzay Yolu/Star Trek"in 11. sinema filmi, 29 Şubatta vizyona girecek

Kaptan Kirk, Mister Spock, Doktor McCoy ve mühendis Scott’un Yıldız Filosu Akademisi’ndeki tanışmaları ve "Atılgan" uzay gemisiyle ilk yolculuğa çıkmalarını konu alan filmin yönetmenliğini, Jeffrey Jacob Abrams yaptı, senaryosunu Roberto Orci ve Alex Kurtzman yazdı.

Filmde John Cho, Ben Cross, Bruce Greenwood, Simon Pegg, Chris Pine, Winona Ryder, Zoe Saldana, Karl Urban, Anton Yelchin, Eric Bana ve Leonard Nimoy ve Türkiye'de CNBC-e’de yayınlanan sevilen dizi ‘Heroes’in Sylar’ı Zachary Quinto rol aldı.

Hollywood tarihinin en uzun ömürlü serilerinden olan "Uzay Yolu/Star Trek", bugüne kadar gösterime sunulan 10 sinema filmiyle 1 milyar doların üzerinde gişe hasılatı elde etti.


"WATCHMEN" 23 YILDA ORTAYA ÇIKTI

"300 Spartalı"nın yönetmeni Zack Snyder’in yeni filmi "Watchmen", 6 Martta izleyicilerin beğenisine sunulacak.

Alan Moore ve Dave Gibbons’un Hugo ödüllü, Amerika’nın en iyilerinden kabul edilen ve 12 sayıdan oluşan çizgi roman serisinden uyarlanan film, 23 yıllık bir çalışma sonunda ortaya çıktı.

Konusu 1985 yılında geçen filmde, ABD ile Sovyetler Birliği arasında başlayan savaşta bir grup eski süper kahramanın serüvenleri konu ediliyor. Fragman : Burda

SOKAK KÖPEKLERİ OTELDE

Sokaklardan topladıkları düzinelerce sahipsiz köpeği terk edilen bir otele yerleştiren 2 yetim kardeşin öyküsünü konu alan ve 13 Martta sinemaseverlere sunulacak olan "Hotel for Dogs"un başrolünü Emma Roberts üstlendi.

Lois Duncan’ın aynı adlı kitabından uyarlanan filmin yönetmenliğini, "görsel efektler uzmanı" olarak adını duyuran ve ilk kez bu filmde yönetmenliğe adım atan Thor Freudenthal yaptı. Fragman : Burda

'Duplicity' Hakkında :

"Michael Clayton-Avukat" filminin yönetmeni ve senaryo yazarı olarak Tony Gilroy’un senaryosunu yazıp yönettiği "Duplicity", 20 Martta gösterime girecek. 'Closer' filminde de birlikte çalışan bu ikiliye iki Thornton ve Wilkonson da katıldı. 'Michael Clayton' ile En İyi Yönetmen Oscar’ına aday gösterilen Gilroy, bu filmde de Wilkonson’la çalışmıştı. Wilkonson buradaki rolü ile En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu adayı olmuştu. Thornton ve Wilkinson filmde birbirine rakip iki büyük eczalık şirketinin CEO’sunu canlandıracak. Vahşi rekabette kendi şirketlerinin kazanmasını isteyen Owen ile Roberts’ı ise ajan rollerinde izleyeceğiz.

'Garfield' Hakkında:

20 Martta vizyona girecek bir diğer film ise dünyanın en komik, ünlü ve sevilen kedisi "Garfield"ın yeni maceraları olacak. Fragman için:

"CORALİNE" 15 MAYISTA VİZYONDA

"Beowulf" ve "Princess Mononoke"nin senaryo yazarı Neil Gaiman’ın aynı adlı romanından sinemaya uyarlanan "Coraline", 15 Mayısta vizyona girecek.

Senaryosunu Henry Selick’in yazdığı ve Mike Cachuela ile birlikte yönetmenliğini üstlendiği filmde, yeni taşındığı evde keşfettiği esrarengiz bir kapıyı açınca kendisini paralel evrende bulan "Coraline" adlı küçük bir kızın maceraları anlatılıyor.

"Coraline", digital 3 boyutlu sinema salonlarında gösterilmek üzere dual digital kamera donanımıyla stereoskopik olarak çekilen ilk stop-motion animasyon filmi olma özelliği taşıyor.

RENEE ZELLWEGER ‘CASE 39’DA

Yönetmen Christian Alvart imzası taşıyan "Case 39", 22 Mayısta vizyona girecek. Senaryosunu Ray Wright’ın kaleme aldığı filmde, Oscar ödüllü oyuncu Renee Zellweger, Jodelle Ferland, Ian McShane ve Bradley Cooper rol aldı. Filmde, "Lillith" adlı küçük bir kız çocuğunu kötü niyetli anne-babasının elinden kurtarmak için mücadele veren sosyal hizmet görevlisi Emily Jenkins’in (Renee Zellweger) öyküsü anlatılıyor.

HOLLYWOOD’UN GÜNEY KORE FİLMİ UYARLAMASI

Kıskançlık mı diyelim yapamamayı kabullenememe mi? Hollwood iyi bir filmi gördüğünde dayanamıyor ve direk kopyalıyor ve o film o kadar sıradan yada kötü bir kategorisine giriyor ki? Daha önce asya filimlerine yaptıklarını yine yapacaklar. İşte bu filmlere eklenecek yeni bir film daha; Güney Kore filminden uyarlanan "Karanlık Sırlar/The Uninvited" 29 Mayısta sinemaseverlerle buluşacak. Yönetmenliğini The Guard Brothers’ın yaptığı filmde, Emily Browning, Elizabeth Banks, Arielle Kebbel ve David Strathairn rol aldı. Senaryosunu Craig Rosenberg, Doug Miro ve Carlo Bernard’ın yazdığı film, annesinin ölümünden sonra bir psikiyatri kliniğinde tedavi gören Annan ile annesinin hayaletinin ziyaretleri çerçevesinde gelişiyor.

"UP" 29 MAYISTA VİZYONDA

Canavarlarla ve kötü kişilerle mücadele edebilmek için vahşi doğa ile işbirliği yapan 70 yaşlarında bir adamın serüvenlerinin anlatıldığı "Up" adlı film, 29 Mayısta vizyona girecek.

Pete Docter’ın Bob Peterson ile birlikte yönettiği bilgisayar animasyonu türündeki filmin senaryosunu Bob Peterson, Ronnie Del Carmen, Brenada Chapman ve Gary Rydstrom yazdı.

"Up", Walt Disney’in sahibi olduğu Pixar animasyon stüdyolarının 10. bilgisayar animasyon filmi olacak.

Film Detayı:
Yapım : 2009, ABD
Tür : Animasyon / 3 Boyutlu
Yönetmen : Pete Docter, Bob Peterson
Senaryo : Bob Peterson
Seslendirenler : Christopher Plummer, John Ratzenberger, Edward Asner, Paul Eiding, Jordan Nagai
Yapımcı : Jonas Rivera
Gösterim Tarihi : 29 Mayıs 2009

Hızlıyım, Hızlısın, Hızlı : 'Fast and Furious'

Adrenalin ve hız kavramları üzerine inşa edilen "Fast and Furious" serisinin dördüncü bölümü, 5 Haziranda vizyona girecek. İlgilenenler yine hız ve adrenalinle doldurulup taşırılıcaklardır.

Vin Diesel ile Paul Walker’ı yeniden buluşturan filmin yönetmenliğini Justin Lin yaptı, senaryosunu Chris Morgan yazdı.

LGİSAYAR OYUNUNDAN SİNEMAYA

Prince of Persia: The Sands of Time

Aynı adlı bilgisayar oyunundan sinemaya uyarlanan "Prince of Persia: The Sands of Time", 19 Haziranda vizyona girecek.

Başrollerinde Jake Gyllenhaal, Gemma Arterton, Alfred Molina ve Sir Ben Kingsley’in rol aldığı filmin yapımcılığını Jerry Bruckheimer üstlendi.

Yönetmen koltuğunda "Harry Potter" serisinin "The Goblet of Fire" adlı bölümüyle ünlenen Mike Newell’ın oturduğu filmin senaryosunun ilk taslağını "Prince of Persia" video oyununun yaratıcısı Jordan Mechner yazdı.

"The Prince of Persia"nın film versiyonu, orijinal video oyununun birebir uyarlaması olmayacak, izleyiciye tamamen yepyeni bir deneyim yaşatma amacıyla oyundan bazı unsurların birleştirilmesi yöntemi izlenecek. Zaten aynısı olsaydı müşteri pek rağbet etmezdi diye düşünmüş olabilirler.

"TRANSFORMERS"IN İKİNCİ SERİSİ

Hasılat rekorları kıran "Transformers"ın ikinci serisi, 26 Haziranda vizyona girecek. İlkinde olduğu gibi Michael Bay’ın yönettiği filmin senaryosunu Alex Kurtzman, Roberto Orci ve Ehren Kruger yazdı. John Turturro, Josh Duhamel, Shia LaBeouf, Megan Fox, Tyrese Gibson, Rainn Wilson, Jonah Hill, Matthew Marsden, Kevin Dunn, Teresa Palmer, Samantha Smith, Peter Cullen, Isabel Lucas ve Romon Rodriguez’in rol aldığı filmde, "Cybertron" gezegeninde yaşayan ve başka mekanizmalara kolayca dönüşebilme yeteneğine sahip olan robotların yeni maceraları anlatılıyor.

"BUZ DEVRİ"

Buz devrinin 3 sevimli kahramanı "Manny", "Sid" ve "Diego"nun eriyen buzların arasından çıkıp dünyanın keyfini sürmesinin neşeli öyküsünü anlatan "Buz Devri" serisinin üçüncü filmi, 1 Temmuzda vizyona girecek.

"Buz Devri 2: Erimeye Başlayor" filmindeki yönetmenlik görevine devam eden Carlos Saldanha imzası taşıyan filmin kahramanlarını Queen Latifah, John Leguizamo, Chris Wedge, Ray Romano, Denis Leary ve Sean William Scott seslendirdi.

Serinin bu bölümünde kahramanlarımız sıcak bir adadalar ama ters giden şey adanın yöneticisi durumundaki zebra onları adada istememektedir.Diğer yandan fındık aşkı hiç bitmeyen küçük sincap üzerine düşen zaman makinesi sayesinde kendini tarihin derinliklerinde bulur ve fındığını kovalamaya devam etmektedir.

Uzun isimli film : 'Public Enemies: America’s Greatest Crime Wave and the Birth of the FBI'

Bryan Burrough’un "Public Enemies: America’s Greatest Crime Wave and the Birth of the FBI/Halk Düşmanları: Amerika’nın En Büyük Suç Dalgası ve FBI’ın Doğuşu" adlı kitabından uyarlanan film 10 Temmuzda vizyona girecek.

Yönetmenliğini Michael Mann’in üstlendiği filmin senaryosunu Michael Mann ile Kevin Misher yazdı. Filmde, Christian Bale, Johnny Depp, Marion Cotillard, Channing Tatum, Giovanni Ribisi, Stephen Dorff, Billy Crudup ve Leelee Sobieski rol aldı.

Amerika’nın bunalım yıllarında geçen filmde, FBI ajanı Melvin Purvis’in dönemin en ünlü suçluları John Dillinger, Baby Face Nelson ve Pretty Boy Floyd’u cezaevine tıkma çabası anlatılıyor. FBI'ın doğuşu kısmı ilgi çekici olabilir. Ama ne kadar gerçekci anlattılar oda muamma.

"G-FORCE" 18 EYLÜLDE

Oscar ödüllü efekt sanatçısı Hoyt Yeatman’ın ilk yönetmenlik denemesi "G-Force", 18 Eylülde vizyona girecek.

Nicolas Cage, Steve Buscemi, Tracy Morgan, Will Arnett ve Bill Nighy’ı bir araya getiren filmin senaryosunu Cornack ve Marianne Wibberley kaleme aldı.

Filmde, evlerde kullanılan sıradan araç ve gereçler aracılığıyla dünyayı yok etmeyi planlayan şeytani ruhlu bir dolar milyarderini durdurmak için Amerikan hükümeti tarafından görevlendirilen özel eğitimli gizli ajanlar ekibinin maceraları anlatılacak.

Film Detay:
Yapım : 2009, ABD
Tür : Aksiyon / Fantastik / Macera
Yönetmen : Hoyt Yeatman
Senaryo : Cormac Wibberley, Marianne Wibberley
Oyuncular : Steve Buscemi, Nicolas Cage, Penélope Cruz, Bill Nighy, Niecy Nash, Will Arnett, Zach Galifianakis, Kelli Garner, Loudon Wainwright III, Tyler Patrick Jones, Jasmine Dustin
Yapımcı : Jerry Bruckheimer, David P I James
Görüntü Yönetmeni : Bojan Bazelli
Müzik : Harry Gregson-Williams
Gösterim Tarihi : 24 Temmuz 2009

OYUNCAKLARDAN GERÇEYE : "G.I. Joe: Rise of Cobra"

Oyuncaklar aleminden beyazperdeye en yeni transfer olan "G.I. Joe" 7 Ağustosta vizyona girecek. Daha önce buna benzer bir animasyon filmi yapılmıştı. Bu yada Bu

Oyuncak firması Hasbro’nun oyuncak aksiyon figürlerininin sinemaya aktarılması fikri, bir başka oyuncak serisi olan "Transformers"ın elde ettiği gişe başarısı sonrasında hız kazandı.

"Monopoly" ve "Battleship" oyunlarının Filmi Haline Getirilebilinir mi?

Oyuncak kahramanlar, ilk 2 bölümü Türkiye sinemalarında 1 milyon 834 bin 960 kişi tarafından izlenen "Mumya" serisinin yönetmeni Stephen Sommers’in yönetmenliğinde beyazperdeye yansıdı. Ve üçüncü Mumya Tam bir rezalet olarak karşımıza çıktı. ''Ne olur dördüncüsü gelmesin bitsin bu seri'' diye dua ettirdi. Ancak özellikle ilk ve ona güvenip ikinci ve hatta ya güzel olmuşsa ümidi ile üçüncüsüne giden seyircilerin paraları öyle azımsanacak gibi deyildi varsın üçüncü, dördüncü filmler kötü olurversin ve hatta yirmi film yapsalar ve sadece bunlardan beşi tutup iyi bir gişe sağlasa, kar elde edeceklerini biliyor olmalılar.Bundan da cesaretle,

"Monopoly " ve "Battleship" gibi oyunların da yakında sinema filmi haline getirilmesi hedefleniyor.

Death Race Hakkında Kısaca:

Roger Corman’ın kült klasiğinin yeni çevrimi "Death Race/Ölüm Yarışı"nı Paul W.S. Anderson yönetti. Film, 17 Ekimde vizyona girecek.

Jason Statham, Natalie Martinez, Joan Allen, Ian McShane ve Tyrese Gibson’ın rol aldığı filmde, çevresi kapalı bir arenada birbirleriyle vahşice yarışmak zorunda bırakılan hapishane mahkumlarının öyküsü anlatılıyor.

ROBIN HOOD’A YENİ YAKLAŞIM

Robin Hood efsanesine çok farklı bir yaklaşım getiren "Nottingham", 6 Kasımda vizyona girecek. Daha ne kadar farklı bir yaklaşım sergilenebilir. Bin bir tür Robin Hood hikayesi vardı zaten ve her hikayeye inat en güzeli birincisiydi.

Senaryosunu Ethan Reiff, Cyrus Voris ve Brian Helgeland’ın yazdığı, yönetmenliğini Ridley Scott’un üstlendiği filmin başrolünde Russell Crowe ile Sienna Miller rol aldı. Filmde, portresini Russell Crowe’un çizdiği ve cesur bir kanun adamı olan "Nottingham Şerifi"nin yozlaşmış krala karşı verdiği mücadele ile Nottingham Şerifi, Marion ve Robin Hood arasındaki aşk üçgeni anlatılıyor.

JIM CARREY GERİ DÖNÜYOR

Jim Carrey sevenlerin dört gözle beklediği güzel bir haberde sıra, Walt Disney Pictures’ın yeni animasyon komedisi "A Christmas Carol" 27 Kasımda Jim Carrey ve hayranlarını buluşturacak.

Charles Dickens’ın aynı adlı kitabından uyarlanan filmin yönetmenliğini ve senaryo yazarlığını Robert Zemeckis üstlendi.

Filmde, "Ebenezer Scrooge" adlı bir adam ile onun başına bela olan 3 hayaletin öyküsü anlatılacak.

Ünlü aktör Carrey’in, başroldeki Ebenezer Scrooge karakterinin yanı sıra hayaletleri de canlandırdığı filmde, Gary Oldman, Colin Firth, Bob Hoskins, Robin Wright Penn, Michael J. Fox, Cary Elwes, Fionulla Flanagan ve Christopher Lloyd rol aldı. Hakkında daha çok bilgi için

"A Christmas Carol", aktörlerin oynadığı "live-action" sahnelerle bilgisayar ortamında hazırlanan grafiklerin beraber kullanıldığı bir film olma özelliği taşıyor.

"TRANSPORTER"IN 3. BÖLÜMÜ GELİYOR

Önümüzdeki yıl vizyona girmesi planlanan "Transporter"ın üçüncü bölümünde Jason Statham yanı sıra Robert Knepper ile Francois Berleand rollerine geri döndü.

"The Red Siren"den tanınan Oliver Megaton’un yönettiği filmin senaryosunu Luc Besson ile Robert Kamen yazdı. İlk iki "Transporter" filminin toplam dünya sinema hasılatı 130 milyon doları buldu.

Changeling 31 Ekim 2008 De vizyonda:

Oscar ödüllü sanatçılar Clint Eastwood ile Angelina Jolie’yi bir araya getiren ve Cannes Film Festivali’nde görücüye çıkan "Changeling" de 31 Ekim 2008’da vizyona girecek.

Angelina Jolie, John Malkovich, Jeffrey Donovan ve Amy Ryan’ın rol aldığı filmin senaryosunu Michael Straczynski yazdı.

Yapımcılığını ve yönetmenliğini üstlenen Clint Eastwood’un yaşanmış bir olaydan yola çıkarak beyazperdeye yansıttığı korku türündeki film, 1928 yılının Los Angeles’ında geçiyor.

Angus, Thongs and Perfect Snogging Hakkında:

Louise Rennison’un 1999’da yayımlanan "Angus, Thongs and Perfect Snogging" adlı romanından sinemaya uyarlanan "Okumayın Günlüğümü" de 2009’da izleyici ile buluşacak.

Gurinder Chadha’nın yönettiği, senaryosunu Paul Meyada Berges ile Gurinder Chadha’nın kaleme aldığı filmde Georgia Groome, Alan Davies, Eleanor Tomlinson ve Aaron Johnson rol aldı.
Film anne ve babası tarafından sürekli yanlış anlaşılan, aradığı desteği sevgili kedisi "Angus" ve "Ace Gang" adlı arkadaşlar grubunda bulan Georgia’nın yakışıklı erkek arkadaş bulma ve gelmiş geçmiş en görkemli 15. doğum günü partisini verme çabasını konu alıyor.

"MADAGASCAR" 5 Aralık 2008 tarihinde vizyonda

İlki 2005’te yapılan animasyon film "Madagascar"ın ikincisinin 2009 yılının ilk ayında vizyona girmesi bekleniyor.

"Madagascar: Escape 2 Afrika" isimli filmin kahramanları New York hayvanat bahçesi hayvanları aslan "Alex", zürafa "Melman", zebra "Marty" ve su aygırı "Gloria"nın maceraları, yeni filmde kaldıkları yerden devam edecek.

İlk filmdeki seslendirme ekibi Ben Stiller, Chris Rock, David Schimmer ve Jada Pinkett Smith de animasyonun kahramanlarını seslendirmeye devam edecek.

Yönetmenliğini Eric Darnell ve Tom McGrath’ın yapacağı filmin yapımcılığını yine Mireille Soria üstlendi.

"ŞİRİNLER" GELİYOR

2009 yılında vizyona girmesi beklenen ( Maalesef; artık 2010 tarihi ile gösterilmeye başlanmış ) bir diğer yapım ise çocukluğunu 1980’li yıllarda geçirenlerin unutamadığı sevimli mavi yaratıklar "Şirinler" olacak.

Animasyonun film haklarını alan yapımcı Jordan Kerner, filmi, gişe rekortmeni animasyon "Shrek"in ikinci ve üçüncüsünün senaryolarını yazan David Stim ile David Weiss’e teslim etti.

"Şirinler", 1958 yılında "Peyo" olarak da tanınan Belçikalı çizer Pierre Culliford tarafından yaratıldı. Televizyon ekranlarında 1981’de gösterilmeye başlanan ve 1990’a kadar küçük seyirciyle buluşan "Şirinler"in orijinal ismi "Schtroumpfs" idi.

Daha fazla 2009 Filmi hakkında bilgi almak isterseniz: Burda

KAYNAKLAR:

sinemalar.com

Wikipedia - Özgür Ansiklopedi

Google

Çeşitli Siteler

izlesene.com

radikal.com.tr

sinema.hurriyet.com.tr

ntvmsnbc.com Devamını oku

, , ,

Hayal gücü mü yoksa bilimsel gerçekler mi?

28 Temmuz 2008 Gönderen:Sade 0 yorum

Hayal gücünüzü geliştirebilecek filmleri mi izlemek istersiniz? Yoksa, bilimsel gerçeklere dayandırılmış filmler mi izlemek istersiniz?

Esasında bilim-kurgu türünde filmleri izlemekten hoşlananlar için bunun pek bir öneminin olduğunu düşünmüyorum. Baştan bir kabul vardır ve ona istinaden film izlenmeye başlanmıştır. Hollywood filmlerinin hayal gücümüzü geliştirmediğini söylemek haksızlık olur. Ancak yinede düşünülmemişi düşünüp, yapılmamışı yapma sevdalısı bu tarz filmlerde ipin ucunun kaçtığı zamanlarda yok değil. Bazı filmlerin konularının düşünüldüğünde içlerinde 5 duyumuzu aşıp, 6. hislerimize ihtiyaçımızın olabileceği ve hatta bunların bile yetmeyebileceği bazı anlarında var olduğu aşikardır. Radikal gazetesi Sanal Alem bölümünün bu adresten alıntıladığı haberde ki bazı konular şöyle;

Armageddon: Teksas eyaleti büyüklüğünde bir göktaşı dünyaya yaklaşarak kıyameti getiriyorsa bu elbette Isparta semalarına değil, ABD’ye denk gelecektir ve elbette Yüzbaşı Volkan değil, Bruce Wills bunu halledecektir. Ancak bizzat NASA’nın 180’den fazla hata bulduğu Michael Bay’in bu unutulmaz filminde bu kada büyük bir göktaşı bir nükleer bombayla uzayda ikiye ayrılır. Küçük bir ayrıntıyı hatırlamakta fayda var: dünyada henüz bu kadar etkili bir bomba yok.

Independence Day: Uzaylılar dünyaya lanetlerini saçmak için kimbilir kaç ışık yılı uzaktan geldiklerinde gümrük kapısı olarak yine ABD’yi kullanırlar. Filmde kullandıkları araç gökteki ayın dörtte biri büyüklüktedir ve filmde New York’un tepesinde gölge yapacak kadar alçalmaktadır. İşin aslında böyle bir yaklaşma olsaydı motor gücünden dolayı yaratacağı depremler, fırtınalar ve benzeri doğal afetlerden zaten saldırmalarına bile gerek kalmazdı.

Starship Troopers: Sahi neden bütün uzay seyyahları koca kainatta bula bula dünyayı bulur ve kötülük saçar? Bu film de bir istisna değildi. Üstelik kimse tek mahareti tünel ve mağara kazmak olan yaratıkların gezegenler arası yolculuğun gerektirdiği teknolojiye nasıl sahip olduğunu açıklayamadı.

The Day After Tomorrow: Filmin yapımcıları başta danışmanlık hizmeti ve destek almak için NASA’ya başvurduğunda uzmanlar ayrıntıları o kadar saçma bulur ki hiç bulaşmamaya karar verir. Ancak Hollywood bunlara pabuç bırakacak cinsten bir yer değildir. Filmde New York şehrinin su altında kalış seviyesinin bütün Antartika’nın erimesi sonucu bir ihtimal olabileceğini de bu yüzden sineye çekmemiz gerek.

The Core: Dünyanın merkezine seyahati çok uzun zaman önce Jules Verne romanlarında tamamlamıştık ancak film yapımcıları bundan tatmin olmamış olacak ki bu filmi çekti. Filmde dünyanın merkezindeki metal tabakanın dönüşü durur ve dünya mikrodalga ışınların etkisine maruz kalır. Oysa ki mikrodalganın manyetikle bir ilgisi yoktur. Öte yandan o tabaka durduğunda yaklaşık 5 trilyon nükleer bomba etkisine denk bir patlama dünyayı çoktan yok etmelidir.

The Matrix: Yakın tarihin en ilginç metaforlarına sahip bu filmin temelinde robotları yok etmek için enerji kaynağı olan güneşi yok eden insanlardan intikamını onları enerjileri için pil olarak kullanan makinalar yatar. Ancak en basit bilimsel gerçekler bile gösterir ki insan vücudu bu anlamdaki pil enerjisi için çok verimsizdir. Eğer makineler insanları yaksalardı daha fazla enerji elde edeceklerdi.

Jurassic Park: Zamanında bir dinozor sokmuş sivrisineğin kursağındaki kandan DNA örneği alarak dinozorlar yeniden hayata geçirilebilseydi bugün hemen her hayvanat bahçesinde bir tanesi olurdu. Filmdeki bir başka enteresan ayrıntıysa o kanın içinde sivrisineğin kendi DNA bilgisinin de bulunması gerektiği. Kanatlı ve hortumlu kan emen bir dinozor fena da görünmezdi hani.

Bu ve benzeri gerçek üstülüklerin veya mantıksızlıkların filmi izlerken hissedilmesi yada düşünülmesini sağlıyorsa bir film, o an itibari ile filmi izlemeyi bırakın, yok daha sonra aklınıza geliyorsa da zokayı yuttuğunuz için hoş bir tebessümle hatırlayın izlediğiniz anı.

KAYNAK:

getir.net/pdk

getir.net/pdl

Burda... Devamını oku